25 Mayıs 2017 Perşembe

Aradığınız Trajediye Şu An Ulaşılamıyor. Lütfen Daha Sonra Tekrar Deneyiniz!


Bir trajedinin ardından muhatabına sorulan "nasılsın" sorusundan tatmin olmayan insanların yüzleri ne ilginç bir hal alıyor. Sanki kağıt kesiği yemiş gibi oluyorlar istediğini duyamayınca...



Yahu kalkmış "nasılsın" diyor. Ben de diyorum ki, "daha iyi olacağım" bana diyor ki "yaaaa alışıyorsun yani ben seni daha kötü bekliyordum"???? Ben daha bu kadar ahlaksız soru duymadım! 


22 Mayıs 2017 Pazartesi

Babama: 22.05.2017

Arayan soran oluyor hala "nasılsın?" "yeni duydum aklımdasın duyduğumdan beri" diyorlar. Nasıl mutlu oluyorum nasıl kuvvetleniyorum anlatamam. Daha iyiyim ve daha iyi olacağım. Bu yazıyı biraz da bunu söylemek için yazdım. Bir de minik teşekkür etmek istedim beni destekleriyle mutlu eden yüzyüze hiç görüşmediğim ama kalben hep yanıbaşımda olan blogger arkadaşlarıma.

Sevgili Kitapsevinci, Nahide Zereyak  ve tabii ki Zülal  çok çok çok teşekkür ederim. Sesinizi duymak nasıl mutlu etti. Var olun.

Bugün bir iki güzel haber aldım, bir iki yazı fikri geldi aklıma. Zülal'im aradı bir dost sesi duydum. Bugün iyi hissettiren bir gündü evet.

20 Mayıs 2017 Cumartesi

Babama: 20.05.2017

Dün gece Zeki, Sadri, Filiz vardı yanımda beni kucaklayıp çocukluğuma götürdüler resmen baba. Siyah beyaz bir film , fonda Zeki Müren şarkıları tek eksiğim koltuktaki sen...  Zeki Müren dedi ki Filiz Akın'a "ellerinden ellerim ayrılmasın Azize'm" filmin sonunda kötü kalpli babasına rağmen evlendiler. Güzel de olsa  adı "son" ya ben yine dayanamayıp ağladım...





Dün gece yatmadan önce kendimi dirseklerimi kremlerken buldum... "N'apıyosun be sen" dedim Yaz geliyor ya kararmış dirseklerimi yumuşatıyormuşum. Kim görecektiyse dirseklerimi? Ne garip değil mi? Bazen de kendimi bir şeye gülerken buluyorum. Sonra suçlu hissediyorum güldüm diye ve kendime "Dilekcim bu dengesiz bir süreç lütfen suçlu hissetme sonra bir de onun yüküyle ağırlaştırma bedenini" diyorum. Şu ara kendime Dilekcim diyorum hani kalbim kırık ya iyi geliyor böyle canımlı cicimli...

Dün evi süpürüyordum ayakkabılığın önüne geldim bir baktım terliklerin... Birden yaşlar boşandı gözümden. En kötü tarafı da beni teselli edebilecek tek insan sendin... Ablamı uğurladığımızda yaptığın gibi işte...

Ben galiba dayanamayacağım. Yani öyle şey olur mu ya?  Babası ölür mü insanın?! Baba dediğin suratını asıp üzer en fazla.



16 Mayıs 2017 Salı

Babama: 16.5.2017

5 gün olmuş sen yoksun.. Mahmut Hocaya durumu anlatmama rağmen yine de bugün sınava gitmek için evden çıktım ilk kez. Her gün geçtiğim yolları ilk kez görür gibiydim. İnsan acı çekerken bakış açısı değişiyor. Yani en azından bu insanda öyle. Çok değişikti sanki ekrandan izler gibi işte o yolları yürüyen benim ayaklarım değilmiş gibi.

Ercan gördü beni ilk "ben dün Cem'den bir şey duydum ama" dedi. Çok şaşırmış. Arayayım demiş Cem de "yarın sınavda görürsün abi" demiş ona. Şimdi ben bu Cem'in suratına bi güzel ağladım ilk gün bi korkmuş bi korkmuş. Mesaj attı bana "ağlayan kadınlara dayanamıyorum da ben o yüzden arayamadım ama bir şeye ihtiyacın olursa n'olur çekinme söyle" diye. Teşekkür ederim Cem.

13 Mayıs 2017 Cumartesi

Gitme Sana Muhtacım


Aklımın kestiği ilk vakitler 5-6 yaşlarında çocuk Zeki Müren mi dinler? Gerçi tuhaf çocuktum Cohen filan dinleyen...

Gözlerin parlayarak anlatmıştın onu bana "Maksim'de" demiştin "canlı dinledim"... Fonda şu an. Gözümün nuru hayat ne garip bıraktığın şarkı bile diyor ki "gitme"... 

Zeki Müren yaralarımın en güzel sarılış şekli bence... Özlemek de sevmenin bir parçası olabilirdi ama sen yine de gitmeseydin keşke...



1 Mayıs 2017 Pazartesi

1 MAYIS...


#1Mayıs

Bazı kareler var tüm kelimelerden daha güçlü daha vurucu... Bu kare de burada dursun. Tüm emekçi çocuklara saygıyla...


29 Nisan 2017 Cumartesi

İlk Randevunun Ardından 3: Saatim Şekil Allahını Seversen Önümden Çekil

dilekce54.blogspot.com

"Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar". 8yıl önce 23 Nisan haftası erkek tarafının geç kaldığı buluşmanın gerçekleşmesini beklerken İstiklal Marşı'nın bu dizelerini okuyordum... 23 Nisan bir işaretmiş aslında çocuk bir kişiyle buluşacağıma dair. Bilememişim...

Bu arada niye devlet dairesinde buluşuyoruz? İnanın hala niye bizim okulda buluştuğumuzu bilmiyorum...